Türkiye Go Oyuncuları Derneği » Go mekanları

Ankara'da Go

(12 posts)
  • Alaz Tetik tarafından 8 ay önce başlatıldı.
  • sercan tarafından Son cevaplar

Etiketler:

  1. Alaz Tetik
    Üye

    Merhaba,

    Türkiye Go Oyuncuları Derneği'nin Ankara Or-An'daki merkezi (sanıyorum Türk-Japon Vakfı binasının içinde) Ankara'daki Go oyuncuları için bile şehir merkezine uzak ve özellikle bazı semtlerden ulaşım biraz zor. Tabii bu yaklaşımımda derneğe gelmek isteyenlerin öğrenci (benim gibi), çalışan olmasının da etkisi baskın. Ankara dışındaki bazı şehirlerimizde üniversitelerin veya yerel toplulukların Go mekanları az çok var gibi görünüyor. Örneğin ben, boş zamanlarımda ve sık sık derneğe uğramak ve orada bulunmak isterim, fakat bu, şimdilik yukarıdaki nedenlerden dolayı bana uygun görünmüyor.

    Fakat Ankara Kızılay'da bir buluşma mekanının olması, en azından pratikte işimizi kolaylaştırır diye düşünüyorum. Tabii haklı olarak "daha seni tanımıyoruz ki" diyebilirsiniz. Sitemizde belirtilen

    Ankara Go Oyuncuları - Orta Dünya Kafe

    adresi yalnızca bir kafe, dolayısıyla ortam olarak Go oyuncularının yabancı kalabileceği bir mekan.

    Daha öce hiçbir buluşmaya katılmadım (zaten forumda da yeniyim) fakat Go oyuncularının buluşması, entellektüel anlamda önemli paylaşımların yapılması gereken, kaliteli ve verimli bir havada geçecekse (zira ben öyle olmasını isterim) daha farklı ve özel bir mekanda buluşulabilir mi diye sormadan edemiyorum.

    Sorularımın tümünü, derneği ve üyelerini tanımak amaçlı yönelttiğimi hatırlatmamda yarar var, dolayısıyla tüm kusurlarımı bağışlayınız.

    Sevgiler.

    8 ay önce gönderildi. #
  2. baklava
    KeremK

    bence yerinde ve yapıcı bir soru. kafe dışında nasıl bir yer olabilir ve derneğin kısıtlı imkanlarıyla nasıl bir ortam yaratılabilir düşünmekte fayda var.

    8 ay önce gönderildi. #
  3. siyah
    Üye

    aslında böyle bir mekan çok güzel olurdu.animelerde gördüğümüz gibi go salonları olsa ve biz de gidip oraya go oynayabilsek ,maçları izleyebilsek mesela.3 kişinin değil de tüm ankaralı gocuların toplandığı bir mekan olsa...gerçekten güzel olurdu.ancak bu da temenniden öteye gidemeyecek sanırım....

    8 ay önce gönderildi. #
  4. Aslında kafe dısında daha sessız daha sakın daha bı bızbıze olabılecegımız mekan bulmayı uzun zamandır ıstıyoruz. Fakat bu mumkun olmadı su ana kadar.

    Ama kafe de toplanma fikrinin beni cok da rahatsız ettıgı soylenemez. Entellektüel anlamda önemli paylaşımları, kaliteli ve verimli bir havada geçen toplantıları kafede de yapabiliyoruz, insanlar geldiği sürece. ( entellektüel olmayan paylaşımlar da yapabiliyoruz bu arada, hem entellektüel paylaşım ne ola ki? )

    Misal zamanında Orta Dünya'nın üst katında bir oda vardı ve Özgür ( Kafenin sahibi ) bu odayı pazar gunlerı sadece bize ayırabileceğini söylemişti, odada televizyon da vardı yani anime veya film de izleyebilirdik. Ama toplantılara katılım sayısı ortada.

    Yani kafe ile ilgili eleştiri yapmadan önce toplantılara gelelim, kalabalık ve düzenli toplanan bir grup olalım yeterki, devamı kendiliğinden gelir...

    8 ay önce gönderildi. #
  5. fatih
    Sulak

    Eren'in dediklerine ben de katılıyorum. Zaten buluşmalara düzenli gelen kaç kişi varız? Bazen gaza gelip 10 kişi oluyoruz ama bir kaç hafta sonra buluşmalara sadece 3-4 kişi geliyor. ÖZellikle yazın öğrenciler memleketlerindeyken Orta Dünya'ya iki üç hafta üst üste gittiğimi ve kimsenin gelmediğini hatırlarım. En azından haftada bir kere diğer go oyuncuları ile buluşmaya niyetli insan sayısını artırmadan kafeler dışında bir yere gitmemiz bence mümkün değil.

    8 ay önce gönderildi. #
  6. sercan
    Üye

    İkarosla ilgili bir posta gelmişti geçtiğimiz günlerde. Yeni bir yere taşınmışlar sanırım. Oraya bakma şansı elde eden oldu mu? Belki daha sessiz, daha sakindir. Belki ayrılabilecek oda vs vardır.

    8 ay önce gönderildi. #
  7. Gökhan gitmişti ve beğenmişti diye hatırlıyorum. Ama kişisel tercihimden dolayı ben gitmeyi düşünmüyorum. Önerilere açığım.

    8 ay önce gönderildi. #
  8. Alaz Tetik
    Üye

    Peki Ankara'da (Kızılay'da) buluşma yerini ve zamanını kim belirliyor? Bu konuda önümüzdeki günlerde/dönemde bir düşüncesi olan var mı? Kafe veya benzeri herhangi bir yerde buluşmak bu şartlar altında elimizden gelenin en iyisi olur sanırım herkesin belirttiği gibi. Buluşmalara herkes bir tanıdığını kolundan tutarak gelse (hele 18-20 yaş aralığındakileri!) hiç de fane olmaz...

    Bazen dayatma olmadan olmuyor!

    8 ay önce gönderildi. #
  9. Gokhan Yildiz
    Üye

    Buluşma gününü belirleyen tek bir kişi yok.

    Gelenek haline gelmiş buluşmalar ise pazar 14:30 şeklindeydi. Bu sıralar toplu halde gidilmese de sanırım hala bu gün ve saat herkesin aklındadır.

    8 ay önce gönderildi. #
  10. sercan
    Üye

    ..."(hele 18-20 yaş aralığındakileri!)" ... neden? merak ettim.

    8 ay önce gönderildi. #
  11. Alaz Tetik
    Üye

    Nedeni basit değil mi? Liseyi bitirmiş (ÖSS derdinden kurtulmuş!) ve üniversiteyi yeni kazanmış bir gence Go'yu öğretmek çok daha önemli (diğer yaş gruplarından daha çok şey vadeden bir dönem bu!). Türkiye'nin en seçkin üniversitelerinde bile satranç, Go gibi akıl oyunlarına ayrılan zaman ve enerji ne yazık ki tüyler ürpertecek derecede vahim değil mi? Bunu göremiyor musunuz?

    Gençleri kafe köşelerinden koparıp (batak, okey oynayacaklarına) Go veya en azından benzeri akıl oyunlarını (kağıt oyunlarını küçümsediğim sanılmasın!) onlarla buluşturmak, hele daha yolun (üniversitenin) başındalarsa uygun bir yaklaşım değil midir?

    Günümüzde kaç üniversite öğrencisinin öğretici, yararlı, kültürel bir hobisi vardır? Sürekli olarak eğlenceye yönelik tüketim anlayışından, onları böylesi bir dünyaya çekmek yararlı bir hamle olmaz mı? En azından denemek? Bu, adı Türkiye Go Oyuncuları Derneği olan bir kurumun asli görevidir de!

    O yaştaki genç insanlara yapacağımız en büyük iyilik 'farkındalık' yaratmak değil midir?

    Ben kişisel çevremde bunu yaratmaya çabalıyorum ve sizi de buna davet ediyorum!

    Umarım merakınızı gidermişimdir...

    8 ay önce gönderildi. #
  12. sercan
    Üye

    Heyecanınızı anlıyorum. Hayat, ima ettiğiniz doğrusallıkta ilerleseydi bu tip çıkarımları yapmak tabii ki basit olurdu. Bazen kafamızdaki neden sonuç ilişkileri, hayatta düşündüğümüz biçimlerde gerçekleşmiyor. Hayat bu denli karmaşık olunca, insanlar olarak bizler karmaşık sorunlarla ilgili çıkarımlarda bulunmak için (bu çıkarımlar her zaman doğru olmasa da) en kolay ulaşabileceğimiz aracımızı, tecrübe birikimimizi kullanıyoruz. İnsan, tecrübeli olduğu konularda bile yanlış çıkarımlarda bulunabiliyorken, tecrübe birikimi kısıtlı olan konularda yanlış çıkarımda bulunma olasılığı çok daha yüksek oluyor. Bu işin güzel bir tarafı var ki çıkarım yapmak için bir kişi kendi tecrübelerinin yanında başka insanların da tecrübelerini kullanabilmekte. Bu kadar çok "hayat" ve "insan" kelimeleri yazıda geçince hayat dersi veriyormuşum gibi anlaşılabilir, anlaşılmasın. Bunlar hep bildiğiniz şeyler zaten. Ama belki de farkında olamıyor(sun)uz her zaman(?)

    Yolun başı üniversite değil, çok daha öncesidir. Üniversiteye gelen insanların "kötü" diye tabir ettiğiniz alışkanlıklarından sıyrılıp, hemen akıl oyunlarına yönlenmelerini beklemek pek akılcıl gözükmüyor. Bunun yerine, sosyal bir aktivite olarak nitelendirilebilecek go oyununu diğer bir sosyal aktivite olarak nitelendirilebilecek "kafe köşelerinde batak oynamaya" muadil olarak öne süreceksek goyu daha küçük yaşlardaki insanlara sunmamız gerekir. Bu sayede daha bu insanlar "kötü" alışkanlıklarla kirlenmemişken hayatlarındaki boşluklar doldurulabilir.

    Bir diğer açıdan bakarsak, go böyle bir misyon edinecekse kendi başına edinemez. İnsanlar küçük yaşlarda go, satranç, dama, briç gibi akıl oyunlarının yanında tiyatro, müzik, resim, sinema, heykel, dans vs sanatın her dalına ulaşabilme imkanı olmalı ve bir kaçı ile ilgilenebilmeli.

    Go oynamak için bir insanın "ÖSS derdinden kurtulmuş!" olması gerektiği düşüncesi de pek doğru değil. Lisede bol bol go oynadığı halde ÖSS'de çok iyi sonuç almış kişileri biliyorum, tanıyorum. "ÖSS derdinden kurtulan kişiler, go oynadıkları takdirde bölümlerinde başarısız olurlar" sözü ne kadar gerçeği yansıtıyorsa, go oynayan birinin ÖSS'de başarısız olacağı da o ölçüde doğrudur. Eğer bunlar doğruysa goyu hiç oynamayalım ki mesleklerimizi hakkını vererek yapabilelim.

    Çevrenizdeki genç insanlarda farkındalık yaratma çabanız takdire değer. (Ama lütfen bu çabanızı sadece 18-20 yaş aralığındakiler için yapmayın. Ben de sizi, geniş dünya görüşünüzü daha küçük yaştakilerden de esirgememeye davet ediyorum!) Burada düşüncelerinizi paylaşma isteğinizse ayrıyeten değerli. Fakat buluşmalarla ilgili yorum ve önerilerde bulunmadan önce biraz daha bilgi edinmeyi tercih ederseniz daha olumlu sonuçlar elde edebileceğinizi düşünüyorum.

    Dayatma konusunda mübalağa yaptığınızı var sayıyorum. Ama yine de "Zorla güzellik olmaz." sözünde yatan erdemliliğe dikkat çekmek isterim. Benim yaklaşımım her yaştan, her türlü insanı toplantılara davet etmek yönünde.

    Ek olarak... Bugün İkaros'un yeni yerine gittim. Gördüğüm kadarıyla go oynamak için oldukça uygun. İleriki zamanlarda müşteri sayısı artar da ortamda değişiklik olursa Orta Dünya ile pek farkı kalmayabilir. Ama dediğim gibi şu an oldukça uygun.

    8 ay önce gönderildi. #

Bu konu için RSS beslemesi

Cevapla

Mesaj göndermek için giriş yapmalısınız