Merhabalar,
Bu foruma üye olmamak istiyordum, gerci tartismalara halen girmek istemiyorum. Sebebini bir kisminiz biliyorsunuz.
Turkiye'de bir yapilanma var. Bu sadece go icin soylenemez. Bir birey eline guc elde ettiginde bir daha o gucu birakmak ve paylasmak istemez. Mesela sendika baskanlari, devlet yoneticileri, disisleri bakanliginin halka kapali olmasi ilk aklima gelen seyler.
Oncelikle, dernek isini kimse yurutmek istemiyor, ayakbagi olarak goruyor. Bu sebeple, sadece dernegin var olmasi yeterli, baska bir cabaya gerek yok yaklasimi var. Bu elestirim degil, sadece degerlendirmem.
*1) Dernek ve go icin bir seyler yapmanin odullendirici olmasi, dernek icin (go icin) calismayi zevk haline getirebilir. Yoksa, kisilerin hic bir cikari olmadan bu isleri yapmadigini goruyorum. Ilk akla gelen dernek YK'sinin en aktifinin yurtdisi turnuvalara yollayarak odullendirmek ilk akla gelen olabilir ya da YK'ya para odemek, ama bir cozum onerisini getirmiyorum.
*2) Turkiye'de bazi eski go oyunculari, yurt disi iletisimi ellerinde tutuyorlar. Bu sekilde, yurtdisindan gelen - yollanan, kaynak, dokuman ve imkanlari elleri altinda tutuyorlar. Misal, ben dernek baskanligindan istifa ettikten sonra bile yabanci go derneklerinden dokuman ve dergiler gelmeye devam ettiginden biliyorum. (artik gelmiyor, gelemez de cunku posta adresim tamamen yillar once degisti). Bu tarz kisisel iletisimin gercekten bilgi ve dokumanlari herkeze ulastirabilecek kisilere (aslinda kisi olmamasi gerek) verilmesi gerek. Misal, Hacettepe-ODTU- İTU dernekleri ilk aklima gelen cozum. Ama, bir cozum onerisi getirmiyorum.
Bu yukardaki belirlemelerin cozumlenmesi ortami biraz rahatlatabilir :)
Bu konu basligininin bir tartisma basligi olmamasi icin girilen mesajlara geri donmeyecegim.
iyi oyunlar,
Mehmet Dardeniz