Öncelikle "Türklerin ecnebilerden öğreneceği hiçbir şey yoktur!" sözüne katılmıyorum. Herkesin farklı kültürlerden öğreneceği çok şey vardır. Go'yu nerden öğrendik? Teknoloji, çağdaş bilim hep batı (şimdi Çin de var) kaynaklı değil mi? Zaten oraların köktenci ırkçıları ve şarlatanları, bütün medeniyetin onlara ait olduğunu, kendileri dışında kalan özellikle doğu halklarının ise barbar olduklarını söylemezler mi? Fakat bu doğru değildir, insani her değer evrenseldir: Bilim, sanat, spor gibi...
Sadece Go için de değil, dünyada insanlığa ait iyiyi ve doğruyu hedefleyen her etik kural dünyanın her yerinde geçerli olabilir. Örneğin bizde bayramlarda küskünlerin barıştırılması, Müslüman olmasa da, Japonya'da etik olmayan bir şey olarak mı algılanır?
Türkiye'de her şeyin doğru gittiği, etik kurallara asla ihtiyacımız olmadığı savı da tutarsız ve yanlıştır. Bu yorumu kanıtlı verilerle (mesela gazete haberleri ile!) yanlışlamak oldukça kolaydır. Buna rağmen rahatlıkla tersini iddia etmeyi anlayamıyorum.
Türk insanının ahlakı incelenebilir/karşılaştırılabilir. Örneğin Atatürk'ün Türk toplumuna ırkçı anlamda değil evrensel-kültürel anlamda en büyük nasihati Cumhuriyet'in temelinin kültür olduğu olgusunu aşılamış olmasıdır. Dolayısıyla insanımız ahlaksız da olsa, hedeflediğimiz ülkü çağdaş devletlerin kendisi değil, ilerisidir! Dolayısıyla her gün "Bizde yanlış yoktur!" sözünü yanlışlayan gazete haberleri okumak olağandır. Amacımız bunun tersini başarabilmektir!
Bizim toplumumuz içselleştirilmiş kurallar toplumu değil, yasaklar toplumudur. Afedersiniz, bir hayvana şiddet uygulayarak onu yönlendirmek ile bizim insanımızı yasaklarka yönlendirmek arasında bir fark yoktur. Bir eylemin (örneğin Go oynamanın, bir okulda öğrenci olmanın, bir dünya vatandaşı olmanın, bir aile babası olmanın...vb) yazılı olmayan kuralları -etik değerleri/sınırları- vardır ve bunlar hiç de faydasız değildir, tam tersi, 2009 yılında tam da ihtiyacımız olan şeylerdir bunlar!
Kaç kere ne yaptığımız ya da ne kadar başarılı olduğumuz değil, olaylara ve çevremize biraz da farklı gözle bakmaktır esas olan...