Merhaba Çağatay, merhaba Fatih merhaba herkese;
Öncelikle yazdığım hiçbirşeyin kişisel olmadığını başta belirtiyimki kişisel bir cevaba gerek kalmasın.
Gerek burada yazı yazanların gerekse derneğe üye olan bir çok üyenin derneğinin resmi ve kurumsal yapısı ile hiç ilgilenmediğini belirtmek isterim.
Temel olan gerçek adı ne olursa olsun kendi ayakları üzerinde durabilen bir yapı olmasıdır.Ama ne yazıkki 14 yıl boyunca Türkiye ön adını alarak ilgili olduğu alanda tek dernek olan TGOD'un yönetimleri bu kendi ayakları üzerinde durabilen bir yapıyı oluşturmamış ya da oluşturamamıştır. Bünyesinde oyuncular barındıran uluslararası alanda Türkiye'yi temsilen temsilci gönderen bir dernekten bahsediyoruz fakat ne eğitim ne yarışma kuralları ne ceza sistemleri hakkında hiçbir standart yok hatta hiç bir dokümanda yok. Hala herhangi bir konudaki herhangi bir uygulama sultanlık mantığı ile 2-3 kişinin dudağının arasında, üretilmiş çalışmalara saygı duymak bile yok. Bunlar 14 yıl boyunca zaten yapılmış olmalıydı. Öncelikle bence geliştirmeme zihniyeti terk edilmeli. Neyse ki bir çok şey zorla da olsa hareketlenir boyuta geldi.
"Türkiye'yi kapsayan yapısından dolayı gayriresmi bir federasyon şeklindedir." TGOD'un Türkiye'yi kapsayan bir yapısı yoktur çünkü TGOD'un resmi zorunluklar ( yönetim kurulu, denetleme kurulu v.b. ) dışında bir yapısının olduğunu bile söylemek zor. "TGOD'un iletişimde olduğu uluslararası denktaş kuruluşları federasyon olduğu için gayrıresmi federasyon şeklindedir." bence bunu bu şekilde değiştirmek gerekir.
Eğer 1995 te kurulan bir derneğin sahip olduğu demirbaşlar 2008 yılı genel kurulunda bir üyenin önerisi ve üyelerin tek tek oylaması ile demirbaş defterine kayıt edilmişse buradaki yapının bariz acizliğinden söz edebiliriz. 2008 e kadar 14 yıl boyunca hiç bir resmi demirbaş kaydı olmayan bir yapıdan bahsediyoruz. Kurulalı 14 yıl olmuş hala sahip olunması gereken 6 defterden birini sahiplenilemiyorsa bu düşünce ve sorumluluk sistemleri ile ne bir yapıdan ne de daha kompleks yapılardan bahsedemeyiz.
TGOD'un farklı kentlerde şube kurması ile federasyonlaşma yapısı arasında dağlar kadar fark vardır. Birisi tek bir tercihin lokalize edilmesi, diğeri lokelde oluşan farklı tercihlerin çok genel bir çatıda buluşmasıdır. Fatih'in son paragrafında belirttiği TGOD YK sı farklı kentlerden kişilerle oluşursa bu farklı tercih yelpazesi biraz daha özgürlüğe kavuşabilir yada tüm tercihler birbirini kitleyebilir. Veya bu önerilerin hepsini birlikte de uygulayabiliriz.
Fedarasyonlaşma konusuna gelince kesinlikle olmalı çünkü bu bir istek değil bu bir ihtiyaçtır. Diğer ülkelerdeki pasif örnekler ya da diğer alanlardaki durağan süreçler örnek alınırsa gelişme ancak bu kadar hızlı olur. Türkiye içindehiç ummayacağınız alanlardan bir sürü pozitif örneklerde verebilirim. Örnek; Türkiye Beyzbol ve sotfbol federasyonu. Bu süreci eğer herkes gönül birliği ile istiyorsa hızlıca dernekler kurulup federasyonlaşma sürecine de gidilebilir bu da gerekli koşturmalar zamanında yapılırsa ( Türkiye ön adının alınması için koşturulduğu gibi) an fazla 18 ay içinde tamamlanır. Ama bu bypass bir süreçtir. Bu tür bir by pass süreç başlangıçtaki heyecanlar yok olursa ya da azalırsa daha sonra ayakta duramayacak bir süreçtir. Daha doğal süreçler için ise yeni kurulacak dernekleri kendi ayakları üzerinde durdurabilecek bir sürecten bahsedebiliriz. Şu an go ile ilgili bir derneğin ileride federasyonlaşma sürecinde katılımcı bir ortak olabilmesi için öncelikle başka bir derneğin yönetim kurulu'nun iki dudağının arasında olmaktan kurtulmalıdır. Bu durum ise şu şekilde çözülebilir.
Önerim;
1. Mevcut durumda gerçekleşen turnuva sonuçları sadece TGOD vasıtası ile EGF'e gönderilmektedir. Bence genel bir hakem komitesi kurulmalı (TGOD ile iletişimi kuvvetli YK'nın dışında özerk bir komite) bu komite turnuvaları sadece reel olarak açıklanan kurallara göre gerçekleşip gerçekleşmediğini gözetlemeli. Yani sahte turnuvaların oluşmaması en ilkel düzeyde engellenmeli. Ve Go konulu her dernek bu komite vasıtası ile gerçekleştirdiği her turnuvanın sonuçlarını EGF'e gönderebilmeli. Böylece çalışan bir YK ile çalışmayan bir YK yı da daha iyi ayırt etmiş oluruz.
2. Mevcut durumda bir oyuncunun yurt dışında Türkiye'yi temsil edebilmesi için TGOD üyesi olma zorunluğu vardır bu durum "Go oyununu tanıtma, yayma ve geliştirme amaçlı herhangi bir derneğin üyesi olması" olarak değiştirilmedilir. 2008 genel kurulda öneri olarak sunmuştum ama 4,5 saatlik genel kuruldan sonra dalgınlığa geldi ve oylanamadı.
Bu öneriler herkes samimi ise uygulanması çok kolay, ama politik bakışlar içerisinde çok zorlayıcı önerilerdir.
Mevcut YK üyeleri de federasyonlaşma konusundaki şahsi görüşlerinden bahsederlerse açılan konuya pozitif bir katkı sağlarlar sanırım.
Sevgi ve saygılarımla,